Zeynel Abidin Kızılyaprak yazdı: RAF dönüyor mu?

“RAF, yaklaşık 28 yıl önce, 14 Mayıs 1970’te, bir kurtuluş hareketi başlatmıştı. Bugün bu tasarıyı sona erdiriyoruz. RAF’ın şehir gerillası hareketi artık tarih oldu.”

RAF’ın (Kızıl Ordu Fraksiyonu) 20 Nisan 1998 günü basına gönderdiği mektubun can alıcı bölümü buydu. Fakat son yıllarda Almanya’da yaşanan bazı gelişmeler, ‘Söz konusu mektubun bitiş sloganındaki son iki kelimenin çağrıştırdığı bir şeyler mi yapılıyor?’ sorusunu akla getirdi. RAF’ın kendini feshettiğini duyurduğu 8 sayfalık mektup, şu sözlerle sona eriyordu: “Devrim, ‘Vardım, varım, var olacağım’ diyor.” 

11 Haziran 2016’da Almanya’nın Cremlingen kentinde yüzleri maskeli ve silahlı ikisi erkek biri kadın üç kişi bir süpermarkete girdi, içlerinden biri tavana ateş ederek kasiyere yöneldi ve kasadaki günlük hasılatı aldı. Üçlü, soygundan sonra araçlarıyla kaçıp izlerini yok etti.

Alman polisi bu soygunu gerçekleştirenlerle ilgili herhangi bir açıklama yapmış, hatta imada bulunmuş bile değil. Fakat benzerlik çarpıcı:  1999 yılından bu yana ikisi erkek biri kadın üç kişi tarafından gerçekleştirilen soygun sayısı en az 9. Bunlardan 5’inde tespit edilebilen DNA’lar, ikisi erkek biri kadın üç  eski RAF militanının DNA’larıyla aynıydı: Daniela Klette (58), Burkhard Garweg (48) ve Ernst-Volker Wilhelm Staub (62).

Daha RAF’ın kendisini feshetmesinin üzerinden bir yıl geçmişken, 30 Haziran 1999’da, üç maskeli kişi Duisburg yakınlarında bir para nakil aracını soymuştu; olay yerinde yapılan incelemede söz konusu üçlünün DNA izlerine rastlandı. Geçen yılki iki soygun girişiminde de üçlünün DNA’ları bulundu: Alman polisi, Haziran ve Aralık 2015’te Aşağı Saksonya eyaletinde para nakil araçlarını hedef alan iki başarısız soygun girişiminin ardından, üçlünün terk ettiği araçlarında ve olay yerinde tespit edilen DNA’ların meşhur RAF üçlüsüne ait olduğunu açıkladı. Ve zaten ‘RAF dönüyor mu?’ tartışması geçen yılın bu iki eyleminin ardından başladı.

Yazının devamını yeni Harman’ın Ağustos sayısında okuyabilirsiniz